Findeks ile Sektörün Gözünden’in bu ayki konusu enerji sektörü

Findeks YouTube kanalında 6'ncısı düzenlenen “Findeks ile Sektörün Gözünden” webinar etkinliği, bu ay “Enerji Sektörü ve Alacak Riski Yönetimi” başlığında gerçekleştirildi.

Findeks ev sahipliğinde her ay farklı sektörün ele alındığı “Findeks ile Sektörün Gözünden” webinar serisi tüm hızıyla devam ediyor. SOCAR Türkiye Hazine Grup Direktörü Ali Ağaoğlu, Opet Petrolcülük Mali ve İdari Genel Müdür Yardımcısı Didem Kaman ve Sepaş Enerji CFO’su R. Anıl Akça’nın katıldığı Bloomberg HT Araştırma Müdür Yrd. Gizem Uzuner moderatörlüğündeki yayında, enerji sektörü ve alacak riski yönetimi konusu gündeme alındı.

Gerçekleştirilen canlı yayında, pandemi sürecinin enerji sektörüne etkileri ile sektörün yaşadığı dijital dönüşüm ve e-ticaretteki büyüme trendi ele alındı. Bununla birlikte enerji sektöründe satış kanalları, burada yaşanan dönüşüm ve Findeks’in sunduğu hizmetlerin kullanımı ile alacak riski yönetimi konularına da değinildi.

Opet’in akaryakıt dağıtım sektöründe, perakende satışlar, ticari ve endüstriyel satışlar, depolama ve uluslararası ürün ticareti konularının yanı sıra iştirakleri ile madeni yağlar ve jet yakıtı alanlarında faaliyet gösterdiğini aktaran Opet Petrolcülük Mali ve İdari Genel Müdür Yardımcısı Didem Kaman; “Yeni ürün ve hizmetleri, hızla gelişen istasyon ağı ve fark yaratan sosyal sorumluluk yaklaşımıyla dikkat çeken Opet, sektörün büyük oyuncuları içindeki tek yerli şirkettir. Pazarda büyük rekabet avantajı sağlayan depolama kapasitesi 1 milyon m3’ün üzerinde olan Opet, aynı zamanda akaryakıt sektörünün teknolojiyi en iyi kullanan markası olarak biliniyor. Opet, bu anlamda 2017 yılında sektörde bir ilke imza atarak geliştirilen ‘Akıllı Dolum Sistemi’ ile müşterisini ve aracını elektronik ortamda pompa sistemine kaydederek tüm Türkiye’deki akaryakıt istasyonlarından uygun yakıtın alınabilmesini sağlayıp farkını ortaya koydu. Son dönemde birer perakende noktasına dönüşen Ultramarket’leri ile tüketicisine de kendi ihtiyaçlarını bir arada bulabileceği çözümler sunuyor. Opet, en beğenilen şirket, itibarlı marka, Lovemark ve KalDer’in müşteri memnuniyeti ölçümlemeleri ile birlikte son 15 yıldır akaryakıt dağıtım sektöründe lider marka olarak konumlanıyor. Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance’ın, Türkiye’nin en değerli ve en güçlü markaları 2020 raporuna göre, Opet, Türkiye akaryakıt dağıtım sektörünün en değerli ve en güçlü markası oldu. Opet; ‘Opet’se Fark Eder’ sloganıyla iddiasını koruyarak, yepyeni projeler, ürün ve hizmetlerle müşterisinin yanında olmaya devam ediyor. 

Opet, regüle bir sektörde faaliyet gösterirken bir yandan da çok dinamik bir şirket olması sebebiyle finansal çıktılarının bir parçası olan finansal risklerini çok yakından takip ediyor. Uzun süredir kullandığımız ERP sistemi olan SAP sistemini 2019 yılında bir üst donanıma geçirirken tüm süreçlerimizi gözden geçirdik. Bu gözden geçirmeler esnasında alacak takibi sistemine özellikle eğilmek istedik. Şu an alacak risk takibi adı verdiğimiz sistem hem SAP hem de Findeks ile entegre bir şekilde online bağlantımız sayesinde müşterilerimizin anlık verilerini alarak ilave limit sağlamak ya da limit azaltımına gitmek gibi hızlı kararlar almamız sağlanıyor” dedi.

Sepaş Enerji CFO’su R. Anıl Akça ise müşterilerin yüzde 65’e yakınının fatura ödemelerini dijital kanallar aracılığıyla gerçekleştirdiğini vurgulayarak “Pandemi sürecinde yüzde 25’lik bir dilim, ilk kez online ödeme kanallarımızla tanıştı. Bu aynı zamanda bir alışkanlık değişimi demek, kalıcı hale gelmesini kolaylaştıracak teknolojik alt yapı yatırımlarımızı hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi.

SOCAR Türkiye Hazine Direktörü Ali Ağaoğlu, “Tüm dünyada ekonomik ve sosyal yaşamı kısıtlayan pandemi döneminde, birbirine entegre bir yapıda kurulan Petkim ve STAR Rafineri sayesinde Petkim, üretim için ihtiyacı olan naftayı STAR Rafineri’den kesintisiz ve yüksek kalitede temin ederek üretimine ara vermeden piyasanın ihtiyacı olan petrokimyasal hammaddeleri kesintisiz üretmeye devam etti böylece bu dönemde çok fazla ihtiyaç duyulan maske ve tulum kumaşı üretiminde kullanılan ‘polipropilennonwoven’ için gelen taleplerin tamamına yanıt verebilmiş olduk. Tedarik zincirinde dünya genelinde yaşanan sıkıntılara rağmen üretimi aralıksız sürdürerek bu dönemde yurt içi sanayicilerin taleplerini kesintisiz olarak karşılarken, müşterilerimizin vadesi gelmiş borçları için erteleme imkanı sağladık. Covid 19 salgını ülkemize, hem de dünyaya yerinde üretimin önemini net olarak ortaya çıkardı. Pandemi döneminde ayrıca dijitalleşme adımlarını önceden atmış şirketlerin ne kadar avantajlı olduğunu da hep birlikte gördük. Bu kapsamda pandemiden önce başlattığımız dijital dönüşüm programının avantajlarını yaşadık. Bu programın önemli ayağı olan makine öğrenimi gibi ileri analitik ve robotik uygulamalar sayesinde endüstriyel sistemlerin iş sistemleriyle entegrasyonu sonucu birleşik ve akıllı platformların oluşturulmasını sağladık. Müşterilerimize karşı risklerimizi ölçmek amacıyla oluşturduğumuz altyapımızı güçlendirmek amacıyla başlattığımız projelerimizle de riskimizi anlık, hızlı ve güvenilir şekilde ölçebiliyoruz. SOCAR Türkiye olarak, önümüzdeki dönemde de Türkiye’ye katma değer yaratan yatırımlarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Hibya Haber Ajansı

Okunma